Kitap Bilgisi

Kitap Adı: Kayboluş
Yazarı: Ken Grımwood
Yayınevi: Koridor
Yayın Tarihi: 2010
Sayfa Sayısı: 333
Fiyatı: 18.00 TL
Goodreads: 3.70



Arka Kapak

Artık beyninin içine yerleştirilen küçük elektrotların kontrolündeydi...
Artık zihninin sessiz bölgeleri uyanıktı ve kendi sesinde ona ait olmayan bir çığlık işitiyordu; yüzyıl öncesinden gelen... kurnaz, duygusal ve cani ruhlu birinin zihninde ve bedeninde yankılanıyordu bu ses.

Epilepsi tedavisi gören Elizabeth Austin'in beynine minyatür elektrotlar yerleştirilmiştir. Elizabeth elektrotları kendisine verilen ufak bir cihazla aktif tutarak krizlerini kontrol edebilmektedir. Ve artık bırakmak zorunda kaldığı, özlediği hayata dönerek evliliğindeki sorunları çözmeye ve tekrar işine başlamaya hazır olduğunu hisseder. Buna karşın, ameliyatın bir parçası olarak son derece riskli olduğu halde fazladan elektrot yerleştirilmesine razı olur. Bu elektrotlardan biri uyarıldığında kendisine ait olmayan bir hayatı yaşamaya başladığını, başka bir bedende vücut bulduğunu fark eder. Doktorundan bu gelişmeleri saklayan Elizabeth, şimdiki ve önceki hayatı arasındaki geçişlerde bocalarken, keşfettiği yeni hayatın onu daha mutlu ettiğini hisseder. Ama bu hayatın hazırladığı korkunç oyunun içine çekildiğinden habersizdir.




Yorumum

Kayboluş, Ken Grimwood'un ilk kitabı olmasına rağmen sağlam kalemi sayesinde mükemmel bir kurguyu bizlere sunmakta. Ergenliğinden beri epilepsi hastalığını yenmek için uğraşan 26 yaşındaki Elizabeth'in deney üzerine kurulu tedavisini kabul etmesiyle kitabımız başlıyor. Elizabeth'in beynine epilepsi geçiren bölgelerine mikro elektrotlar yerleştiriliyor. Ve herhangi bir kriz durumunda tuşa basarak beyne gönderilen bir cihaz veriliyor. Her kriz öncesi burnuna gelen gül kokusu aldığında düğmeye basıyor ve kriz geçirmekten kurtuluyor. Kitap size olağanüstü gelebilir fakat gerçekmiş hissine kapılıyorsunuz ve sizi kitap içine sürüklüyor. Film gibi yazılan ve bilimkurgu kitapları içinde benim için en üst sıralarında yer aldığını söyleyebilirim.

Aslında epilepsi krizini azaltmak ve tedavi olmak için hastaneye yerleşmiş olsa da ameliyatı yapan doktorun başka bir amaç için Elizabeth'i kullanıyor olmasıdır. Hastanede yattığı süre içerisinde Dr.Garrick beynine yerleştirilen 12 farklı elektrotun şiddet akımlarıyla tek tek uyarılasını bekliyorlar. Farklı bölgelerde tepki olmazken sonuncu bölge uyarıldığında başka birinin hayatını yaşamaya ve izlemeye başladığını fark ediyor. 19.yüzyılda yaşayan Jenny Curran adında bir İngiliz kadını.

Dr.Garrick, bu hikayeyi Elizabeth'in uydurduğunu düşünüyorlar. Böyle bir durumun olamayacağını düşünen doktorlar deney sonuçlarını diğer yetkili kişilerle ve medya ile paylaşmaktan kaçınıyorlar. Dr.Garrick ve diğer doktorların kararıyla deneye son verilmesine hastanın yaşamının evinde kocasıyla olmasına bir şart ile izin veriyorlar. Nöbet krizini engellemek için verilen cihaza 12 numaralı elektrot ekleniyor (Diğer hayatı 'yaşaması' için izin verilen elektrot) ve düğmeyi kullandığı zaman diğer hayatı yazması için Elizabeth'e günlük tutmasını yaşananları yazmasını istiyor. Kocası elektrotu açmasını ve kullanmasını hiç istemiyordu. Gizli gizli kullanarak hemen hemen her gün açıyordu. Diğer yaşamı çok seviyor ve bağımlısı olmaya başlıyor.
Kitabın son 20-25 sayfası o kadar heyecanlı gidiyor ki bitirmemek için kendimi zor tuttum. Kitap kesinlikle mükemmeldi. Yazarın diğer kitaplarını da almayı planlıyorum.



Puanlama








Kitap Bilgisi

Kitap Adı: After
Yazarı: Anna Todd
Yayınevi: Pegasus
Yayın Tarihi: Eylül 2015
Sayfa Sayısı: 576
Fiyatı: 29.50 TL



Arka Kapak
Tehlikeli bir aşk
Asi bir aşk
Sonsuz bir aşk

Tessa Young on sekiz yaşında bir üniversite öğrencisidir; basit bir hayatı, mükemmel notları ve dünya tatlısı bir erkek arkadaşı vardır. Genç kız bütün hayatını gelecek planları üzerine kurmuştur; ta ki dövmeli ve pirsingli, serseri Hardin'le tanışıp bu planları altüst olana kadar.

1 milyardan fazla okura ulaştı. 11 milyon beğeni aldı. 6 milyon yorum yapıldı.
Kimsenin bitirmek istemediği bir hikâye, herkesin içinde yaşamak istediği bir dünya…



Yorumum

Wattpad' de okuduğum ve benim ilk hesabı açtığımda arkadaşımın tavsiyesiyle okumaya başladığım hikaye idi. Ama şu an kendime iyi ki okumuşum diyorum. Aynı zamanda kitabı elimde tuttuğum için ve yakın zamanda filmi çıkacağı için çok heyecanlıyım.
Kitabın konusuna gelecek olursak 18 yaşındaki Tessa' nın  hayatı her genç kızın isteyeceği mükemmel yaşantısı, harika bir erkek arkadaşı vardı. Ama annesinin bitiremediği üniversitede Hardin ile tanışana kadar (Washington Central Üniversitesi). Genel olarak kitaptaki olaylar üniversite çevresi ve büyük çoğunluğu partilerde geçiyor. Neredeyse her hafta sonu kardeşlik evinde parti düzenleniyor. Kardeşlik evinin üyeleri arasında Hardin' de vardır. Oda arkadaşı Steph, Tessa' nın bu zamana kadar partiye gitmediğini öğrendiği zaman onu da partiye götürmek için ısrar ediyor. Tessa sürekli Hardin ile göz göze geliyor ve aralarında farklı bir çekim olduğunu kitapta hissediyorsunuz.
Her ne kadar Hardin' den uzak olmak istese ve bunun için çaba gösterse de, yurt odasının anahtarının onda olması sürekli odaya girip yatağa yatması sinirlerini bozuyordu. Tessa başta Hardin ile arkadaş olabileceğini düşünmüş olsa da Hardin' in bu zamana kadar  kimseyle arkadaş olmadığını öğrenmişti. Artık onunla uğraşmayacağını kendine söylese de hep kendini Hardin' in yanında buluyordu. Naoh 'a bunu yapmayacağını ve içinden onu çok sevdiğini sürekli geçiriyordu.

Hardin' in babasının alkolik olmasıyla hiç bir zaman babasını sevmemiştir. Küçük yaşta anne ve babasının ayrılması üzerine yıllarca Hardin' e annesi çalışarak bakmıştır. Hardin' in ''kötü çocuk'' tarzında yazılmış ama diğer hikayelere göre hiç sıkıcı olmayan bir karaktere ve kurguya sahip. Tabi ki ileri ki sayfalarda Hardin' in  Tessa' dan sakladığı bir sırı öğreniyoruz. Ama baştan sona kadar sizi heyecanda bırakan 'acaba sonra ki bölümde neler olacak' diye sizi merakta bırak bir kitap olacağına eminim.
Kitap için anlatılanlar bu kadar mı?... Elbette değil ama daha fazla yorum yaparsam size bir şey kalmaz :) O yüzden en yakın zamanda sizin de almanızı öneriyorum. Pegasus Yayınları, Ocak Şubat gibi ikinci kitabı çıkaracağını söylediler. Umarım en yakın zamanda çıkar.  


Puanlama













Kitap Bilgisi

Kitap Adı: 4N1K
Yazarı: Büşra Yılmaz
Yayınevi: Epsilon
Yayın Tarihi: Kasın 2015
Sayfa Sayısı: 485
Fiyatı: 25,00 TL


Arka Kapak

Yaprak; küçükken, markette annesinden sürpriz yumurta istediği için bulgur reyonuna sıkıştırılıp çimdiklenenler, ilkokul önlüğünün altına eşofman giyip okula gidenler, yeşil silgisini diş izi yapanlar ve kırmızı kapaklı tüm dersler kitabının saman sayfalarını silerken yırtanlar kadar sıradan bir kız çocuğuyken; birlikte büyüdüğü dört çılgın erkek arkadaşı yüzünden akranlarından biraz farklı bir kız haline gelmiştir.

Dünyası, on iki yıllık dostları, gamzeli kahramanı Ali, tek ideolojisi3P (pizza, pijama, pislik) üzerine kurulu bir çılgın, Oğuz, sevgilisini kendi vesikalık resminden bile kıskanan demirli, Gökhan ve notları toplamda bile 100'e ulaşamayan çorap fetişisti tatlı çapkın Sinan'dan ibarettir. Kalbi dördüyle tıka basa dolu, hayatı onlarla rengârenk olduğu için aşka ne inancı vardır ne de ihtiyacı...

Ama bir gün rutin (!) hayatı, doğum gününde gelen bir paket ile tümden değişir. Paketin içinde, gizemli bir âşıktan gelen, kızımızın asla giymeyeceği türden gösterişli bir elbise ve içinde de bir not vardır.


Yorumum

Merhaba son zamanlarda kitap yorumu giremedim ve benim için kitap okuyamamak gibi yorum yazamamakta bir tür zorlu bir sınavdı. Sınav haftam olduğu için ve zorlandığımdan dolayı bu süre zarfında hiç kitap okuyamadım neredeyse. Akşamları sadece 1 saatlik arayla kitap okuma fırsatı buldum. En son 4N1K 'yı okuyarak bloğuma geri döndüm. Artık bol bol kitap yorumları geleceğinden emin olabilirsiniz :)

Wattpad'de okuduğum ancak kitap olacağını ve bölümler kaldırıldığından dolayı ara verdiğim kitabımı okumuş ve yorumunu giriyor bulunmaktayım. Wattpad kitaplarına karşı asla önyargım yok hatta her kişinin iyi yazdığı sürece kitabı yayınlamak ve yayınevlerinin bu kitapları almsı benim çok hoşuma gidiyor ve gittikçe genç yazarlar toplumumuzda yerini alıyorlar. Kitabı nerdeyse, Wattpad'de herkesin okuduğunu ve ilgimi çektiği için hiç tereddüt etmeden başladım ve iyi ki başlamışım diyorum. O kadar güzeldi ki..   Kelimelerin anlamları, karakterler arasındaki uyum ve konusundan kaynaklı olarak mükemmel bir kitap okuma keyfi sunuyordu bize.
Konusuna gelecek olursak Yaprak ve çocukluğundan beri tanıdığı dört tane arkadaşını hikayesini anlatan kitaptır.  Yakışıklılığı, çorapları, çapkınlığı ile ''Ben yüzümle geçinen biriyim'' demesiyle tanınan Sinan. Sevgilisini resminden bile kıskanan demirli yani, Gökhan. Tek ideali 3P (pizza, pijama, pislik) üzerine kurulu Oğuz. Ve gamzeli kahramanımız Ali..

Yaprak, hiç bir zaman diğer kızlar gibi Barbie bebekleriyle oynamayan her zaman ilkokul formasının altına eşofman giyen erkeklerle futbol oynayarak çocukluğunu geçirmiş bir kızdır. Hayatını annesinin aldığı pembe kazağı giymemesi ile başlayan ve kazağı değiştirmeye giderken hayatının değişeceğinden habersiz idi. Yolda giderken bir oğlan tarafından durdurulup onun hayatında olacağını bilmeden yardım etmişti. Doğum gününde gelen paket ile hayatının değişmesi, içinde asla giymeyeceği kırmızı gösterişli bir elbise ve içindeki not ile hayatı altüst olmaktadır.
Notta ise;
"Topuklu ayakkabılar sana göre değil, değil mi? Her zaman, Converse'lerine sığınan kızlardansın sen de. Bana geldiğin sürece, hangi ayakkabıyı giydiğini umursamıyorum. Ama... Bana aşık olduğunda, bu ayakkabıları giymek zorundasın. Çünkü yüzünün tam yüzümün hizasında olmasını istiyorum. O güzel yüzünü daha iyi görebilmek için... Bana aşık olduğunda, bana bu ayakkabılarla gel olur mu?"

Notu okuduktan sonra, şok olan Yaprak çocukların topuğu kırmasıyla aşkın ona göre bir olmadığını anlamıştır. Gizli hayranının (sırığın) okuldan biri olduğunu ve adının Barış olduğunu öğrenmiştir.
Başta Ali olmak üzere çocuklar Yaprak'ı kıskanmış ve Barış ile görüşmemesini söylemişlerdir. Birbirlerine aşık olana kadar iddiaya girmişlerdir. Her kaybedilen iddiada ceza verilecekti ama Yaprak her zaman kendinden emindi. Fakat Barış'ın verdiği cezalar, Yaprak'ın kız gibi gözükmesini sağlamaktı. Önce saçlarını açmasını ve okulda etek giymesini istemiştir. İddialar arttıkça Ali'nin içindeki kıskançlık daha farklı boyutlara ulaşıyordu. Kendini ve Yaprak'ın rahat etmesi için Bade diye bir kızdan hoşlandığını söylemiştir. Bade ise teklifi bekliyormuş gibi Ali ile çıkmaya başlamışlardır ama Ali, Bade'ye duygularının gerçek olmadığını söylemiştir. Ali kızlara karşı çok nazik ve zarar verilmesine karşı olan birisi olduğu için Bade ile bir çocuğu tartışırken görmüştür. Bade'yi o halde gördükten sonra çocuğu dövmüş ve oradan ayrılmıştır. O çocuğu Yaprak'ın yanında görmesiyle saldırmış ve bıçaklanmıştır. Yaprak ise kendini suçlayarak Ali'ye bir şey olacağını, kaybedeceğini düşünmüştür. Ali iyileştikten sonra Yaprak'ın son cezası olan partiye Barış'ın aldığı ayakkabı ve elbiseyle gitmesi gerekmektedir. Ali, Yaprak'a söz verdiği için partiye Ali onu bırakacaktı. Ve Yaprak o zaman ilk defa kız gibi giyinmiş makyaj yapmıştı. Ali ise içten içe üzülüyordur.
Partide yaşananlar ve Ali ile olan konuşmalarını anlatmıyorum çünkü anlatılmaz anca okumanız gerekiyor. Ama sonu kesinlikle benim istediğim ki herkesin isteyeceği bir sondu. Devam kitaplarını sabırsızlıkla bekliyorum. Bu kitabı bizlerle sunduğu için Büşra Yılmaz'a teşekkür ediyorum..


PUANLAMA